Elimden gelse toprağa umut ekmek isterdim.
Yaşama,sevgiye, iyiliğe, hoşgörüye dair ne varsa onları ekmek ve büyütmek isterdim.
Yaşanılacak, görülecek ve umut edilecek ne çok şey varmış aslında. İnatla yürümeye devam etmek ve her yorulduğunda elinden tutup kaldıracak yürekli insanlar... Diyeceğim şu ki umut ve insanlar aynı kefede olmalıydı.
Alsınlar beni alsınlar ve yaşanılacak güzel zamanlara savursunlar. Mesela elimde her daim sıcak çayım, konuşup mutlu olduğum arkadaşlarım ve belki çok güzel olduğu için gerçekleşmeyen hayallerim olsa da yaşam işte buydu bir avuç umut...
Diyeceğim bir şey daha varsa o da asla sevmekten bıkmayın ama öncelikle kendinizi sevin. Kendini sevmeyen insanlar başkalarını da sevemiyordu işte, kendinize zaman ayırın benliğinizi dinleyin her şey yolunda ve yine her şey rayına oturacak deyin, asla imkansız değildir bu bahsettiklerim. Şunu unutmayın olmayan şeyler belki de sizin iyiliğiniz için olmuyordur. Korkmayın, anınızı yaşayın; gülün deliler gibi değil! İçten, samimi ve göz bebekleriniz ışıldayacak şekilde gülün.
Dualar edin, imkansız demeyin kim bilir belki şuan da sizden farklı gelişen ve kaderinizi ilmek ilmek dokuyan bir güç vardır ve yine demem o ki kendinize güvenin aynayla barışık olun önce. Evet! Önce kendinizi tanıyın ve sevin. Sonrası umut sonrası hayalleriniz olsun...

Yorum Gönder